24 Eylül 2011 Cumartesi

24 Günü TV'larda ki Spor Yayınları


24 Eylül 2011 Cumartesi
Saat
Kanal
Branşı
1 Takım
2 Takım
14.45
Lig TV
Futbol
Manchester City
Everton
15.30
TRT 6
Futbol
Giresun
Gaziantep Belediye
16.00
Lig TV 2
Futbol
Mersin İ.Y.
Gaziantep
16.30
TRT HD
Futbol
Mainz 05
Borussia Dortmund
17.00
Lig TV
Futbol
Arsenal
Bolton
17.00
TRT 3
Formula 1 Singapur Sıralama Turu
18.30
NTV Spor
Voleybol
Avrupa Kadınlar
Şampiyonası
Türkiye
Hırvatistan
19.00
Lig TV
Maç Başlıyor
19.00
NTV
Futbol
Sevilla
Valencia
19.30
Lig TV 3
Futbol
Stoke City
Man. United
1930
TRT HD
Futbol
Bayern Münih
Bayer Leverkusen
20.00
Lig TV 2
Futbol
Manisa
İstanbul Belediye
20.00
Lig TV
Futbol
Trabzon
Karabük
20.30
TRT 3
Futbol
Rize
Göztepe
21.00
NTV Spor
Futbol
Real Madrid
Rayo Vallecano
21.55
NTV
% 100 Futbol
22.00
Lig TV
Maraton
23.00
NTV Spor
Futbol
Barcelona
Atletico Madrid

24 Eylül 2011 Olin 61 - Paok 54

OLİN 61 -  PAOK  54
Olin Edirne, Yunanistan programında, 20. Mavroskufis Basketbol Turnuvası’nda  son karşılaşmasını Yunanistan liginin köklü ve güçlü ekiplerinden PAOK ile gerçekleştirdi. Geçtiğimiz sezonu üçüncü sırada kapatan PAOK ile Olin Edirne PAOK Arena’da karşı karşıya geldiler.250 dolayında seyircinin de izlediği karşılaşmada Olin Edirne ana sponsoru Edirne Yağ Sanayi A.Ş. Genel Müdürü M.Edip Ağaoğulları, sponsorlardan Sarten Ambalaj Genel Müdürü Zeki Sarıbekir, eski kulüp başkanı Op. Dr. Turhan Gazioğlu’da hazır bulundular. T.C. Selanik Başkonsolosu Tuğrul Biltekin ve THY Selanik Büro Müdürü Utku Yazan’da Olin Edirne’yi yalnız bırakmadılar. Baştan sona Olin Edirne’nin kontrolünde geçen karşılaşmanın ilk yarısı 30-29 PAOK’un üstünlüğünde tamamlanırken  özellikle üçüncü periyotta ve final periyotunun ilk bölümündeki performansı ile Olin Edirne bir ara farkı 16 sayıya kadar çıkarsa da son bölümde hücum organizasyonlarında yeterli başarıyı gösteremeyince maçı 7 sayı farkla 61-54 kazandı. PAOK bu karşılaşmada Antalya Rixos Kupası’nda yer vermediği iki yabancı oyuncusunu da oynattı.

Olin Edirne maça hızlı başladı ve Chris Wright ve Vladimir Stimaç ile bulduğu sayılarla ilk 5 dakikayı 11-8 önde kapadı. İlk periyotun son bölümünde hücum organizasyonlarından yeterli sonucu alamayıp savunmada da yeterli direnci gösteremeyince skor eşitlendi 16-16.


İkinci periyot PAOK’un basketiyle başlasa da Olin Edirne kontrolü elden bırakmadı ve Davud ile Lilov’un elinden bulduğu sayılarla 5. dakikada skoru 25-20 lehine getirdi. Bu dakikadan sonra ev sahibi ekip hücum organizasyonlarında daha etkili olunca takımlar soyunma odalarına 30-29 PAOK üstünlüğünde girdiler.
Her iki periyotta da Olin Edirne’nin özellikle uzak şutlarda isabetsiz atışlar yapması maçı önde götürmesine engel oldu. Bu bölümde Polat’ın daha maçın 7. dakikasında 4 faule ulaşması rotasyonu etkiledi.

3. periyota Olin Edirne İvan Lilov’un turnike basketiyle başladı ve tekrar öne geçti. Sıkı bir savunma sergileyip rakibinin sayı üretmesine izin vermeyen Olin Edirne hücumda da etkili olup ard arda sayılar bulunca 5. dakikada farkı 11 sayıya çıkardı: 45-34. Periyotun ikinci 5 dakikasında da aynı etkili oyunu devam ettiren Olin Edirne final periyotuna Vladimir Stimaç’ın basketiyle 16 sayı önde girdi: 51-35. Olin Edirne bu periyotta rakibine sadece 5 sayı izni verirken PAOK potasına tam 22 sayı bıraktı.

Final periyotunun ilk 1.5 dakikası karşılıklı boş hücumlarla geçilirken ilk basket PAOK’tan geldi. Olin Edirne özellikle hücumda istediği ritmi tutturamayınca beş dakika içinde sadece 2 sayı üretti. PAOK, Olin Edirne’nin bu tutukluğunu 8 sayı ile fırsata çevirince fark 10 sayıya geriledi 53-43. Son 4 dakikaya girilirken Olin Edirne 10 sayılık farkın erimesine izin vermedi ama hücumda istediği sayıları bulamayınca farkın artmasını sağlayamadı. Son 1.5 dakikaya PAOK’un yakaladığı 8-0’lık bir seriyle girildi ve fark 3 sayıya geriledi 55-52. Son dakika içinde Stimaç’ın asistiyle Ogün Sevinç’in nefes aldıran 3 sayılık basketi geldi ve fark tekrar 5 sayıya çıktı 58-52. Geri kalan saniyeler içinde karşılıklı atılan basketlerle maç 61-54 Olin Edirne galibiyeti ile sona erdi.

Olin Edirne’de en skorer oyuncu 18 sayı ile İvan Lilov olurken onu 14’er sayı ile Ogün ve Stimaç izlediler. Chris Wright ilk yarıda bulduğu basketlerle maçı 11 sayı ile tamamladı.

Olin Edirne Yunanistan programını ARİS takımından gelen maç isteği üzerine bir gün uzattı ve Yunanistan ligini 4. sırada bitiren bir diğer Selanik takımı ARİS ile Cumartesi günü saat 16:00’da bir hazırlık karşılaşması oynayacak.

1.Periyot: 16-16
2.Periyot: 14-13 (30-29)
3.Periyot:   5-22 (35-51)
4.Periyot: 19-10 (54-61)

OLİN,  Marthynas Andriuskevicius (8), Nikos Kales (9). Edirne: Mahir Bayrak, Levent Yavuz (2),  Chris Wright (11), Ogün Sevinç (14), Mustafa Abi, İvan Lilov ( 17),  Erhan Yetim, Vladimir Stimaç (14), Uğurcan Aksoy, Yiğitcan Vardal, Polat Kocaoğlu, Fırat Töz, Davud Kamer (2).

PAOK: Thomas Amparas, Dimitris Arapis, Mihailis Giannakidis (6), Dante Stiggers (11), Efthimios Tsakaleris, Rashad Wright, Giannis Kalambukis (10), Dimos Dikoudis (8), Mihelis  Liapis, Dimitris Kalambakas (2

24 Eylül 2011 Harf Devrimi

Harf Devrimi

Mustafa Kemal, 1905-1907 yıllarında Suriye’de iken Latin alfabesinin gerekliliği üzerinde çalışmaya başlamıştı. Gene de, Eylül 1922’de Hüseyin Cahit’in İstanbul basın yayın üyelerinin katıldığı bir toplantıda yönelttiği “Neden Latin harflerini kabul etmiyoruz?” sorusuna, “henüz zamanı değil” yanıtını vermişti. 1923’teki İzmir İktisat Kongresi’nde de aynı yolda bir öneri sunulmuş, ancak, reddedilmişti.
28 Mayıs 1928’de TBMM, 1 Haziran’dan itibaren resmi daire ve kuruluşlarda uluslar arası rakamların kullanılmasına yönelik bir yasa çıkarttı. Yasaya önemli bir tepki gelmedi. Yaklaşık olarak bu yasayla aynı zamanda da, harf reformu için bir komisyon kuruldu.
Yeni alfabenin hayata geçirilmesi için 5 ile 15 senelik geçiş süreçleri öngören komisyonda bulunan Falih Rıfkı Atay’ın aktardığına göre, Mustafa Kemal, “Bu ya üç ayda olur, ya da hiç olmaz” diyerek zaman kaybedilmemesini istemişti.
Alfabe tamlandıktan sonra, 9 Ağustos 1928’de Mustafa Kemal, yeni harfleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gülhane’deki galasına katılanlara tanıttı. 11 Ağustos’ta milletvekilleri, 15 Ağustos’ta da üniversite öğretim üyeleri ve edebiyatçılar, Ağustos ve Eylül ayları boyunca Mustafa Kemal’in bizzat katıldığı gezilerle de, halk yeni alfabeyle tanıştı.
1 Kasım 1928’de de tüm resmi daire ve komu kuruluşlarında yeni alfabenin kullanılmaya başlanacaktı.

Türk Halk Devrimi ve Bulgaristan Türkleri
Türkiye’de “Harf Devrimi “ yapıldığı günlerde, İtalyan Türkoloğu Ettore Rossi, yeni Türk harflerinin eski Osmanlı topraklarında da yayılacağını yazıyordu. Gerçekten çok geçmeden Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya, Kıbrıs, Hatay gibi eski Osmanlı topraklarında yeni Türk harflerinin yayıldığı görüldü. Türkiye dışında ilk yeni Türk harflerini ilk benimseyen Bulgaristan Türkleri oldu.
Bulgaristan resmi kaynaklarına göre, 1921-1922 ders yılında Bulgaristan Türklerinin 1673 ilkokulu, 39 ortaokulu ve 1 öğretmen okulu vardı. Bunlarda 60540 Türk çocuğu okuyor ve 2113 Türk öğretmen ders veriyordu.(Bulgaristan Milli Eğitim Bakanı St. Omarçevski’nin, Bakanlığının 20 Mayıs 1920-1 Temmuz 1922 arasındaki çalışmalarına ilişkin raporu (Bulgarca), Sofya, 1922, s.570-575)
1928 yılında Öğretmen Okulu kapatılmış, yerine 1923 yılında Şumnu’da açılan “Nüvvap Okulu” bırakılmıştı. Bulgaristan Türkleri bakımından alfabe sorunu, öncelikle, bu çocukların hangi yazıyla okuyacakları sorunu demekti. 1928 yılına kadar eski harflerle öğrenim görüyorlardı. Bulgarcayı, bir yabancı dil olarak, üst sınıflarda öğreniyorlardı.
Bulgaristan Türklerinin ülke düzeyine yayılmış iki önemli örgütü vardı. Biri Sofya’daki Başmüftülüğe bağlı müftülükler, diğeri Bulgaristan Türk Öğretmenler Birliği idi. Başmüftülük, Türkiye’deki Atatürk devrimlerine karşı bir tutum takınmıştı. Türk Öğretmenler Birliği ise, 1906’da kurulduğu günden beri hep ilerici, yenilikçi olmuş ve Bulgaristan’da Atatürk devrimlerinin ateşli savunucusuydu.
Bu durumda, Türk harfleri sorunu, Bulgaristan’da tutucu ve devrimci Türkler arasında çetin bir kavga konusu olacak, tutucuları kayıran Bulgar Hükümeti ile devrimcilere arka çıkan Türkiye arasında da sürtüşme yaratabilecek gibi görünüyordu.
Atatürk’ün devrimci atılımlarının adım adım izleyen Bulgaristan Türk Öğretmenler Birliği, Türkiye’de harf değişikliğine gidileceğini duyar duymaz hemen işe koyuldu. Türkiye’de yeni Türk harflerinin resmen kabulünü bile beklemedi. 1928 yılının Temmuz ayında Lom kasabasında bir kongre topladı. Türkiye’de yeni yazıya geçilir geçilmez, Bulgaristan Türk okullarında da yeni Türk harfleriyle öğretime başlanmasının kararını verdi.
Bu karar uyarınca Filibeli öğretmenlerden Ahmet Şükrü Bey, yeni harflerle, “Bulgaristan Türk mekteplerine mahsus” bir Türk Alfabesi hazırladı, 1928 yılı içinde Hasköy’de (Xaskovo), “Çikago” basımevinde bastırdı. Önsüzünde şöyle diyordu:
“Bulgaristan Türk Muallimler Birliği yeni yazının mekteplerimizde kabulüne karar verdiği zaman, bittabi benim gibi diğer meslektaşlar da memnun olmuşlardır. Bu ulvi teşebbüsün Bulgaristan mektepleri için pek faydalı olacağını düşünerek fazla söz söylemeyi zait addederim.
İşte bu maksatladır ki ‘Türk alfabesini’ tertip ettim. Bunda takip ettiğim usul bilhassa çocuğun yeni yazıya pek kolay alışabilmesidir. Eski imladaki müşkülatı nazır-ı itibara alırsak, bunun ne kadar kolay olduğu derhal anlaşılır. Elde kafi derecede levazımın bulunmayışı ve vaktin adem-i müsaadesine binaen kitapta görülecek hatalardan dolayı mazur görülmesini rica ve bununla Bulgaristan (Türk) maarifine yardım ettiğimi hissedersem benim için ne mutlu”
Sizlere Bulgaristan ile ilgili yazmış olduğum bölümde bahsetmiş olduğum konunun içerisinde rahmetli babada aktif rolde bulundu. Çünkü o dönemde Atatürk ilkelerine en içten duygularla sahip çıkmışlar ve Türkçe’nin Latin harfleriyle yazılan ilk alfabesini zorluklar içersinde basmışlar ve Bulgaristan’ın en ücra köşelerine okul çağındaki çocukların eğitimi sağlamak üzere dağıtmışlar, daha sonra yapmış oldukları çalışmalardan Bulgaristan hükümeti tarafından zorunlu göçe zorlanarak Türkiye’ye arkadaşlarıyla birlikte sığınmışlardır.
Cumhuriyet eğitiminin “ulusal, kamusal, laik, demokratik, bilimsel üretici” eğitim ilkelerine sahip çıkalım ve yaşatalım. Anayasanın 42. Maddesi eğitimin “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim esaslarına göre” yapılacağını belirtir. Yine 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun (METK) 2. Maddesi “Türk Milli Eğitimi’nin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, ‘Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı’ yurttaşlar olarak yetiştirmeyi” öngörmüştür.”

Kaynaklar
  • Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, AKDTYK.
  • Mükerrem K. Su-Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Türkiye Cumhuriyet İnkılâp Tarihi, Milli Eğitim Bakanlığı, Basımevi.
  • S. Eriş Ülger, Özgün Belgelerle Türkiye Cumhuriyeti ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
  • N. Ahmet Banoğlu, Atatürk’ün İstanbul’daki Hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı, Basımevi.
  • Afet İnan, Atatürk hakkında Hatıralar ve Belgeler, İş Bankası Yayınları.
  • Bulgaristan Milli Eğitim Bakanlığı St. Omarçevski’nin, Bakanlığın 20 Mayıs 1920-1 Temmuz 1922 arasındaki çalışmalarına ilişkin raporu (Bulgarca), Sofya, 1922, s. 570-575).
  • Bilal Şimşir, “Bulgaristan Türkleri (1878-2008), Mart 2009 Genişletilmiş 2. Basım, İstanbul-Bilgi Yayınevi, Sayfa 142-145. Bkz. (Etore Rossi, “IL nuvovo alfabeto Latino Introdutto in Turchia”, Oriento Moderno, Anno IX, Nr. 1, Gennaio 1929, p.15.)
  • Dışişleri-Bakanlığı Arşivi (DBA), T.C. Filibe Şehbenderliğinden Sofya Elçiliğine rapor, Filibe, 3.12.1928, No. 4012-27.
  • 27.9.1928 tarihli Cumhuriyet Gazetesi
  • A.Şükrü, Türk Alfabesi, Bulgaristan Türk mekteplerine mahsustur. Hasköy (Bulgaristan), “Çikago” matbaası, 1928, 28 sayfa, resimli, fyatı 12 lef., s.2.