23 Haziran 2012 Cumartesi

1924 yılında Balkanlarda ki Sosyal Yapı

Smolyan Selça köyünde
1924 yılında doğan Fatma Ocak,
Balkan Savaşında ailesinin yaşadıklarını anlattı.
Sitemin değerli okuyucuları sizlere bugün okuduğum 1924  yılında Balkanlardaki bir sosyal yaşamla ilgili gerçek olan hikayenin yazısını  paylaşıyorum.

Özellikle Rodoplarda Pomak halkının Balkan Harbinden sonra oradaki insanların Müslüman isimleri Bulgar adlarıyla değiştirilmiş. O yöreye has lehçeyle ve Pomakça dediğimiz Bulgarcaya da yakın anlatımıyla Fatma Ocak nine şunları anlatmış: “Annemin babası- Ahmet dedemin karısının bir kızkardeşi varmış. O baldız şimdi Mihalkovo olan, ancak o zaman Türk köyü olan Mahalleköy’de yaşarmış. Anaannem bir gün der ki dedeme-hadi gidip, kardeşimi görelim, dünya karışırsa belli olmaz kim kimi ne zaman görür… Sabah yola koyulmuşlar ve Mahalleköy’e gitmişler. Bir de ne görsünler, köy bomboş kalmış, evlerin bütün kapıları açık, içeriden de bebek sesi geliyor. Başka bir evden de çocuk sesi duymuşlar, iki yaşlarında bir çocuk “buba, buba” diye bağırıyormuş. Bebeği ve daha büyük çocuğu alıp, köye geri döner aile. Bir hafta bile geçmeden Balkan Savaşı başlar. Bütün köy ayağa kalkmış ve köyden kaçmaya başlar. Ahmet dedem o iki yabancı çocuğu alır, anaannem, büyük oğulları Ali, annem Kabriye ki o o zaman on yaşındaymış, küçük kardeşi Recep’i de sırtına almış ve yola koyulmuşlar. Onlar köyden kaçıyor, arkalarından Bulgarlar onları kovalıyor… Rodopların diğer köylerinden de Müslümanlar kaçmaya ve evlerini, köylerini terk etmeye başlar. Böylece Kavala’ya kadar varmışlar. Geçen geçmiş, kalan kalmış, onları esir almışlar ve geri çevirmişler. Erkekleri esir almışlar. Kadınlar dönünce ne görsünler- bütün evler kül olmuş, sadece iki ev kalmış”.
Smolyan Selça köyünde 1924 yılında doğan Fatma Ocak, Balkan Savaşında ailesinin yaşadıklarını anlatıyor… “Böyle köye dönmek zorunda kalan kadınlar ayakta olan o iki eve toplanmışlar, hiç bir yerde bir tohum ekin, buğday, fasulye kalmamış, bahçelerde toprağa gömülü patateslerden eser kalmamış… Harp sonbaharda başlamış, bahçelerde birşey kalmamış. Bu insanlar nasıl yaşamış, belli değil. Herşey sakinleştikten sonra erkekler de köye döner. İlkbahar patlayınca Selça köyüne Türkiye’den yardım gelir- erzak, yiyecek, işçiler gönderilir… Aynı zamanda Kara İvan diye adlandırdıkları bir muhtar köyü işgal eder, muhtar atanır ve kızların, kadınların korkulu rüyası olur. Genç kızlar, gelinler gözü dönmüş muhtardan nereye gizleneceklerine şaşırır. İnsanlar tam biraz rahatlayacak ya, bu kez de köyü askerler basar, yanlarında bir de vaftiz kıyafetleriyle bir papaz. Bir ahır altına dururlar, papazın elinde bir kova su ve makas, diğer elinde bir haç, biraz okur, kadınların saçını keser, okur, keser, saçı suya batırır ve onu kadının yüzüne sıçratır… Papaz sorar kadına “Adın ne? Mesela Rayme mi dedi,” tamamRayna”! diyor papaz ve elindeki haçı şaşkın kadıncağıza öptürür. Üç kez. Böyle Müslüman kadın Hıristiyan olmuş, vaftiz edilmiştir. Türk dilini tamamen yasaklamışlar, bazıları Pomakça konuşuyor, bazıları da Bulgarlarla beraber yaşadıkları için Bulgarcayı da bilirlermiş. İşte o zaman Rodoplu Pomaklar der ki “Dilimizi veririz, dinimizi-asla!”
* * *
Değerli dinleyiciler, ben de o yılların anısını aynen Fatma Ocak Nine gibi aydın ve zeki olan, Rodopların Yunan tarafında İskeçe’li Emine Dükkâncı Nineden dinlemiştim. Birinci Balkan Savaşına kadar orası da Bulgaristan, onun nineleri de o zaman aynen yukarıda anlatıldığı gibi, Bulgarlar tarafından Papaz ve haçla, zorla ismi değiştirilmiş. Ağlar mısın, güler misin, eski zaman insanların o ince mizahıyla anlatırdı rahmetli Emine Nine- ki yüz yaşında öldü. İşte o yıllarda annesi daha küçük, kendi anasının eteklerine tutunmuş bir çocuk… Karşılarına çıkar o Vaftizci Papaz ve adam sorar anneye – Adın nedir? Güssüm- tamam adın ”Grozdana” der papaz. Sıra sümüklü çocuğa, yani Emine ninenin annesine gelir… Kızın adı ne, der papaz- “Hüsniye”- tamam, sen de “Yordana” oldun cevabıyla karşılaşırlar. Gel zaman git zaman, bir süre sonra köye yeniden bir papaz ve askerler gelir, isim değiştirmek için. Yalnız bizim anne çıkar, “Biz artık vaftiz olduk, adlarımız değişti” der. Papaz sorar, “Peki senin adın ne? Grozde, der, Kızının adı ne? Yurgan, diye cevaplar… Evet, nerede duymuş ki Güssüm anaanne o yıllarda Bulgar adı- Grozdana hemen Grozdi, olmuş, “üzüm” anlamında, Yordana da Yorgan, olmuş, yatarken örtündüğümüz…” İşte- tarihin hem acı, hem gülünç olabilecek kadar paradoks yöneleri!
Kaynak: Ajans BG Sevda Dükkâncı
http://ajansbg.blogspot.com/2012/06/balkan-harbi-ve-rodop-muslumanlar.html
http://www.batitrakyahaber.net/

22 Haziran 2012 Cuma

Yunanistan'da Hükümet Kuruluyor

Yunanistan'da
Görüşmeler Tamamlandı,
Hükümet Kuruluyor
Yunanistan devlet televizyonu NET, siyasi liderler arasında sürdürülen koalisyon görüşmelerinin tamamlandığını duyurdu.
Yunanistan’da Pazar günü yapılan genel seçimleri ilk sırada tamamlayan Yeni Demokrasi (ND) partisi lideri Antonis Samaras, koalisyon görüşmelerinin üçüncü gününde, Demokratik Sol Parti (DİMAR) lideri Fotis Kouvelis ve PASOK lideri Venizelos ile parlamentoda ayrı ayrı görüştü.
PASOK lideri Evangelos Venizelos, görüşmenin ardından “Yunanistan’ın bir hükümeti var” dedi. Hükümet programı ve üyeleriyle ilgili görüşmelerin son aşamada olduğunu belirten Venizelos, PASOK olarak hükümete destek vereceklerini ancak parti milletvekillerinin hükümette yer almayacağını kaydetti.
DİMAR lideri Fotis Kouvelis de Samaras ile parlamentodaki görüşmesinin ardından koalisyon hükümeti üzerinde anlaşmaya bugün varılabileceğini kaydetti.
Bu arada, devlet televizyonu NET, siyasi liderler arasında sürdürülen koalisyon görüşmelerinin tamamlandığını, Samaras’ın saat 16.00′da Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas’ı ziyaret ederek hükümeti kurma yetkisini alacağını duyurdu.

Osmanlı Atınının Sırrı Çözüldü

5 Milyon Osmanlı Altınının Sırrı Çözüldü
Ermenilere ait olduğu belirtilen 5 milyon Osmanlı altını değerindeki kayıp paranın sırrı çözüldü.
Diaspora Ermenilerinin sık sık dile getirdiği Ermeniler’in satılan mallarına ait paranın izine ulaşıldı. Alman bankası Reichsbank’a transfer edilen paraya Müttefik devletleri savaş tazminatı olarak el koymuş.
I. Dünya Savaşı'nda Anadolu'dan göç eden ve tehcire uğrayan Ermeniler’e ait olduğu belirtilen 5 milyon Osmanlı altını değerindeki kayıp paranın sırrı çözüldü.
Türk Tarih Kurumu'nun (TTK) Emval-i Metruke Komisyonu'na ait belgeler üzerinde yaptığı iki yıllık araştırma sonucunda bugünkü değeriyle 1 milyar 300 milyon sterlin olan Osmanlı altınına I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerince el konulduğu ortaya çıktı.
Savaş tazminatı olarak paraya el koydukları anlaşılan İngiltere'nin bir grup Britanya vatandaşı Kanadalı Ermeni'ye bu paradan ödeme bile yaptığı belirlendi.
Tazminatın En Önemli Kalemi
TTK Ermeni Araştırmaları Merkezi'nde çalışan Prof. Dr. Kemal Çiçek paranın akıbetini ortaya çıkardı.
Ermenilerin tazminat taleplerinin en önemli kalemi olan parayla ilgili sürecin başlangıcı I. Dünya Savaşı'na gidiyor. Tehcir edilen ve göç eden Ermenilerin geride bıraktıkları ev, arsa ve tarla gibi gayrimenkulleri 'Emval-i Metruke' yani geride bırakılan mal ilan edilerek tasfiye ediliyor. Bugünkü değeri 1 milyar 300 milyon sterlini bulan 5 milyon Osmanlı altını para elde ediliyor.
İttihatçılar bu parayı (1915’te 22 milyon dolara denk geliyor) Eylül 1916 tarihinde Berlin'de Reichsbank'a transfer ediyor. Ermeniler’in iddiasına göre para, İttihat ve Terakki'nin üç önemli ismi Cemal, Talat ve Enver Paşaların müstear ismiyle Alman bankasındaki şahsi ortak hesaplarına yatırılıyor.
Yine Ermenilerin iddialarına göre Osmanlı'nın kendilerinden aldığı mallardan elde edilen 5 milyon altın liraya ittifak devletleri İngiltere, Fransa ve İtalya, galip geldikleri I. Dünya Savaşı sonunda tazminat olarak el koyuyor.
"Parayı İngiltere'den İstesin"
Bütün bu tartışmaları değerlendiren Prof. Kemal Çiçek, Ermeniler’in olduğu iddia edilen 5 milyon liranın izini 2 yıl boyunca sürdüklerini söyledi.
Çiçek, ABD, İngiltere ve Almanya arşivlerinde el konulan paranın nasıl harcandığına dair bilgiye ulaşamadıklarını aktardı. Osmanlı'dan Alman bankalarına yatırılan 5 milyon ve 6,5 milyon liralık iki farklı meblağ bulunduğuna dikkat çeken Çiçek, "Ermeniler’in olduğu iddia edilen 5 milyon liraya İngiltere ve müttefikleri savaş tazminatı olarak el koymuş ve bu parayı nerelerde harcadığına dair bir vesika bırakmamış.
Bildiğimiz kadarıyla bu 5 milyon liradan bütün Ermeniler’in haberi var, zira Kanadalı bir grup genç Ermeni, Britanya vatandaşı olmalarından cesaret alarak bu parayı talep ediyor ve İngiltere'den 5000 sterlin almayı başarıyorlar. Bu durumda İngiltere o tarihte el konan paranın Ermeni parası olduğunu kabul etmiş olmalı. Yoksa neden Ermenilere ödeme yapsın. Ayrıca Ermeni Dostları Derneği'nin genel sekreterliğini yapan İngiliz Yarbay Corbyn Ermeniler’e dayanarak 1930 itibariyle paradan sadece 200 bin lira kaldığını belirtiyor. Türkiye'den  tazminat talep eden Ermeni diasporası paraya el koyan İngiltere'den veya müttefiklerden neden talepte bulunmuyor? Asıl adres müttefikler, özellikle de İngiltere" değerlendirmeler yaptı.
Senatörler devreye giriyor
Lozan Barış Anlaşması sonrasında bazı ABD senatörleri de1921 yılında Müttefiklerin hesaplarına transfer ettikleri 5 milyonun Ermenilerin el konan emval-i metruke mallarının parası olduğunu iddia ediyor. İddialar üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı, Londra, Berlin ve İstanbul elçiliklerini yeni ve bağımsız bir araştırma yürütmekle görevlendiriyor. Bu soruşturma1925 yılının Mart-Temmuz ayları arasında yapılıyor. YineAmiral Bristol tarafından titizlikle hazırlanmış bir rapor olarak Washington’a gönderiliyor.
ABD 5 Milyon Liranın Peşinde
Kaynak http://www.aktifhaber.com/




Görüşmeler Tamamlandı, Hükümet Kuruluyor

Yunanistan devlet televizyonu NET, siyasi liderler arasında sürdürülen koalisyon görüşmelerinin tamamlandığını duyurdu.


Yunanistan’da Pazar günü yapılan genel seçimleri ilk sırada tamamlayan Yeni Demokrasi (ND) partisi lideri Antonis Samaras, koalisyon görüşmelerinin üçüncü gününde, Demokratik Sol Parti (DİMAR) lideri Fotis Kouvelis ve PASOK lideri Venizelos ile parlamentoda ayrı ayrı görüştü.

PASOK lideri Evangelos Venizelos, görüşmenin ardından “Yunanistan’ın bir hükümeti var” dedi. Hükümet programı ve üyeleriyle ilgili görüşmelerin son aşamada olduğunu belirten Venizelos, PASOK olarak hükümete destek vereceklerini ancak parti milletvekillerinin hükümette yer almayacağını kaydetti.

DİMAR lideri Fotis Kouvelis de Samaras ile parlamentodaki görüşmesinin ardından koalisyon hükümeti üzerinde anlaşmaya bugün varılabileceğini kaydetti.

Bu arada, devlet televizyonu NET, siyasi liderler arasında sürdürülen koalisyon görüşmelerinin tamamlandığını, Samaras’ın saat 16.00′da Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas’ı ziyaret ederek hükümeti kurma yetkisini alacağını duyurdu.

21 Haziran 2012 Perşembe

Bulgaristan'da Dünyanın En Eski Arabası Bulundu

Dünyanın En Eski Savaş Arabası Bulundu
Bulgaristan'ın güney doğusundaki Karanovo Köyü'ndeki kazı çalışmalarında ikinci yüzyıla ait bir savaş arabası atıyla birlikte yan yana bulundu.
İşte Trak Krallığı dönemine ait en eski savaş arabası.
Savaş arabasının tekerlekleri bronzdan yapılmış ve tekerlekler çok yıpranmamış olarak kazı çalışmasında bulundu. Arabanın yanında bir atın iskeletine de rastlandı.
At ve araba bir höyük içinde bulundu.
Bulgaristan'ın güney doğusunda şimdiye kadar Trakya Krallığı dönemine ait 10 bin tane höyüğe ulaşıldı. 
Trakya Krallığı'nın milattan önce 4000 ile milattan sonra 46 yılına kadar yaşadığı tahmin ediliyor.
Krallığa daha sonra Roma İmparatorluğu tarafından son verildi.
Kaynak http://bulturrk.org/

20 Haziran 2012 Çarşamba

Bulgaristan Haberleri

Bulgaristan
HÖH Gençlik Kolları
Momçilgrad /Mestanlı/
İlçe Teşkilatı Başkanı tekrar Ömer Hüseyin seçildi
Hak ve Özgürlükler Hareketi Gençlik Kolları /HÖH/ 6. Olağan Momçilgrad İlçe Teşkilatı Konferansında gençler oy birliğiyle şu ana kadar teşkilat başkanı olan Ömer Hüseyin’i tekrar Başkan seçtiler. Konferansta genç liderin geçen dönem için sunduğu rapora vurgu yapıldı.
Raporla son 3 yılın bilânçosu yapılırken siyasette ahlak konusu gündeme getirildi. Gençleri ilgilendiren bir sürü acı sorunlar varken genç HÖH’çüler, “İnsanda satılmaması gereken nitelik ve değerler var, çünkü iktidar geçici ve kendimizi kaybetmemeliyiz!” mesajını verdiler. Tekrar seçilen teşkilat başkanı, Hristo Smirnenski’nin Merdiven Masalı öyküsünden öğüt vererek, gençlerle birlikte konferansa katılan resmi konukları da düşündürmeye sevk etti.
Forumda Momçilgrad Belediye Başkanı Akif Akif, HÖH Momçilgrad İlçe Teşkilatı Başkanı Birol Köseömer, HÖH Gençlik Kolları Kırcaali İl Teşkilatı Başkanı Ahmet Habib, Momçilgrad Yerel Meclis Başkanı Müh. Sunay Hasan, köy muhtarları ve HÖH Momçilgrad İlçe Teşkilatı Yönetim Kurulu Üyeleri resmi konuk olarak hazır bulundular.
17 Haziran’da gençler Harman Kaya’ya organizeli yürüyüş yaptılar. Grubun başından bulunan Momçilgrad Belediye Başkan Yardımcısı Erol Mehmet, bu yerin tarihî önemini anlattı ve Harman Kaya’nın tam olarak varoluş tarihine ilişkin çeşitli varsayımları açıkladı.
Yeni seçilen HÖH Gençlik Kolları Momçilgrad İlçe Teşkilatı Başkanı Ömer Hüseyin ile birlikte gençler yeni restore edilen Elmalı Baba Tekke Külliyesini de ziyaret ettiler. Burada gençlerin gelecekte hayata geçirecekleri birçok fikirler doğdu.
Kaynak Kırcaali Haber http://www.kircaalihaber.com/?pid=3&id_news=8930

 STK’lar Arasında Tarihi Protokol
Bulgaristan Adalet Federasyonu ile Rumeli Balkan Federasyonu 18 Haziran 2012 tarihinde İstanbul’da düzenlenen törenle aşağıda yazılı bulunan protokole imzalarını koyarak, Bulgaristan Türkleri ile Bulgaristan Müslümanlarının haklarının arayıcısı olacaklarını Türk ve Dünya Kamuoyuna ilan ettiler.
Bulgaristan Adalet Federasyonu Genel Başkanı Sezgin Mümün ile Rumeli Balkan Federasyonu Genel Başkanı Ayhan Bölükbaşı arasında imzalanan protokol törenine Bulgaristan’dan ve Türkiye’de Rumeli Balkan Trakya camiasının önde gelen isimleri katıldı.
Tören öncesinde söz alan her iki genel başkan, çok önemli bir işbirliğinin ilk adımını attıklarını ve bunların hayata geçirilmesi için başta Bulgaristan ve Türkiye devletlerinin yardımını beklediklerini ve de herkesi Bulgaristan Türkleri ile Bulgaristan Müslümanlarının kaybettikleri hakların iadesi ve huzurlu bir gelecek için desteklemeye davet ettiklerini belirttiler.
Törene aynı zamanda Balkan Rumeli Göçmenleri Konfederasyonu üyesi olan Akdeniz Balkan Türkleri Federasyonu Genel Başkanı Mesut Başkır, önceki dönem Rumeli Balkan Federasyonu Genel Başkanı Süheyl Çobanoğlu, Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (RUBASAM) Başkanı Av. Özcan Pehlivanoğlu, Yunanistan Türkleri Derneği Başkanı Ferruh Özkan ile Rumeli Balkan Kadınlar Derneği Genel Sekreteri Şenay Yılmazlar, Kosova Priştineliler Derneği Başkanı Sedat Akbay, Eyüp Rumeli Türkleri Derneği Başkanı Ayhan Uygur ve Federasyon Yönetim Kurulundan Av. Hüseyin Baskın, Av. Cemal Vatansever, Ahmet Aydın, Recep Sevinç, Vedat Mol, Hüsnü Berse, Şani Serbest, Hasan Yeniciler, İbrahim Derici, Adile Bilal, Cemile Çetin, Melek Tabak, Mustafa Tekin, Dr. Gökalp Küçük, Birol Yılmazlar, Zakir Tete Uzay ve BG Ajans’tan gazeteci Nahit Doğu katıldılar.
İşbirliği Protokolü
Bir taraftan Bulgaristan Cumhuriyeti/Sofya’da yerleşik Sivil Toplum Kuruluşu Bulgaristan Adalet Federasyonu (BAF) ile diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti/İstanbul’da yerleşik Rumeli Balkan Federasyonu arasında;
Aşağıdaki İşbirliği Protokolü imzalanmıştır.
İşbu Protokol’ün tarafları Evrensel Hukuk Kuralları ve Avrupa Hukuk normlarına, Bulgaristan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti ve üyelerinin bulunduğu diğer ülkelerin hukuk normlarına uygun hareketle, işbu normların korunmasına ilişkin çaba ve faaliyetlerinde işbirliği yapmaya, üyelerinin hak ve çıkarlarını koruma yönünde yukarıda belirtilen hukuk normlarının hayata geçirilmesi için faaliyetlerinde işbirliğinde bulunan niyet ve iradelerini beyan ederler.
Bu amaçla somut olarak da;
1. 11 Ocak 2012 tarihinde Bulgaristan Cumhuriyeti Parlamentosu tarafından kabul ve ilan edilen “Bulgaristan Müslümanlarına Karşı Uygulanan Zorla Asimilasyon Sürecinin Kınanmasına İlişkin Bildiri”nin 2. ve 3. Maddesine dayanarak sorumlular hakkında açılan davalarla ilgili soruşturma prosedürlerinin tamamlanması ve sorumluların cezalandırılması, bu yönde somut adımlar atılması için resmi ve ilgili makamlar nezdinde ısrarlı ve kararlı girişimlerde bulunmak üzere mutabık kalınmıştır.
2. Taraflar Asimilasyon kampanyası sırasında Bulgaristan’da Türk asıllı Bulgaristan Vatandaşlarına ve Müslümanlara zorla verilen isimlerin nüfus kayıtlarından silinmesi, zorla verilen bu isimlerin Bulgaristan Türkleri ve Müslümanların Temel Hak ve Özgürlüklerinin ihlali olduğu mutlak olup, bu isimlerin hiçbir idare yada hukuki müracaata gerek olmaksızın ilgili kişilere iadesi ve isimlerin eski hale getirilmesi için çalışmalar yapmakta kararlıdırlar.
3. Protokol tarafı her iki Sivil Toplum Kuruluşu, Bulgaristan’da özellikle Bulgaristan vatandaşı Türklerin yaşadığı bölgelerdeki okullarda, ana dilleri olan Türkçenin eskiden olduğu gibi zorunlu olarak okunmasını talep etmektedirler.
4. Taraflar Bulgaristan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk asıllı Bulgaristan Vatandaşlarının Bulgaristan’dan zorla kovulmasına kadarki süreyi kapsayacak şekilde çalışma süreleri ile ilgili bir Tanıma ve Tazminat Anlaşması tanzim ve imza edilmesinin doğru olacağını, bu suretle geçmişte yaşanmış acı ve zararların bir nebze giderilebileceğinde hemfikir bulunmaktadır.
Bu suretle mevcut Bulgaristan Cumhuriyeti Parlamentosu tarafından “Antidemokratik, baskıcı ve insan haklarını çiğneyen” bir rejim olarak kabul ve ilan edilen Todor Jivkov dönemi ve rejimin onaylanmadığı bir defa daha doğrulanmış olacaktır.
Bu nedenle taraf Sivil Toplum Kuruluşları her iki ülke ilgili makamları nezdinde çalışmalar yapacak ve işbu taleplerini her alan ve ortamda dile getireceklerdir.
5. Türk ve Müslümanların yoğun olarak yaşadığı ve ülkenin ekonomik olarak geri kalmış bölgelerinde, Avrupa Fonlarından kaynak sağlayabilmek amacıyla oluşturulacak projelerin hayata geçirilmesi ve karar aşamasında işbu tercih ve taleplerin dikkate alınması gerektiği ve bu hususun etkin olarak hayata geçirilmesinin zorunlu olduğu düşünülmektedir.
6. Taraflar, Bulgaristan Cumhuriyeti’nde geçmiş “Komünist Totaliter Rejim” sırasında, Temel İnsan Haklarına ve bu yöndeki Evrensel Hukuk normlarına aykırı olarak yapılmış bulunan uygulamaların, çekilen acıların unutulmaması, hafızalarda canlı tutulması, tekrarlanmaması için bu konuyu her ortam ve fırsatta tekraren ifade etmeyi ve hatırlamayı kabul ve taahhüt ederler.
7. Yine taraflar, Bulgaristan’da doğmuş, hayatlarının bir kısmını bu ülkede yaşamış, daha sonra çeşitli tarihlerde başka ülkede ve özellikle Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmış ve bu suretle vatandaşlıkları kaybettirilmiş azınlıkların “O ülkede doğmuş olmanın” doğal sonucu olan vatandaşlık haklarının tekrar iadesi ve Bulgaristan’da dünyaya gelmiş kişilere “Vizesiz Seyahat” imkanı sağlanması için Bulgaristan Cumhuriyeti Hükümeti ve kurumları nezdinde etkin talep ve faaliyetlerde bulunmak, bu yönde kamuoyu oluşturmak üzere birlikte çalışmakta kararlıdırlar.
8. Taraflar işbu İşbirliği Protokolünün tanzim ve imza edildiğini, ilgili Bulgaristan Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin dahi bu faaliyet ve çalışmalarda ilgi ve desteklerini umduklarını beyan ederler.
İşbu “İşbirliği Protokolü” 18.Haziran.2012 tarihinde İstanbul’da tanzim ve imza olunmuştur.
Bulgaristan Adalet Federasyonu (BAF) Genel Başkanı Sezgin Mümün Rumeli Balkan Federasyonu Başkanı Ayhan Bölükbaşı
Kaynak http://www.kircaalihaber.com/?pid=3&id_news=8927
Bulgaristan Kırcaali
Belediye Başkanı Hasan Azis
“Şu anda 6 AB projesi gerçekleştiriyoruz”
Kırcaali Belediye Başkanı Müh. Hasan Azis, şu anda Belediyede altı Avrupa Birliği /AB/ projesi gerçekleştirildiğini bildirdi. Başkan, Kırcaali Kuzey Arpezos Parkı ve Her Çocuğa Ev projeleri üzere yapılan faaliyetlerin bu altı proje içerisinde olmadığını söyledi.
Başkan Azis, Bölgesel Kalkınma ve Bayındırlık Bakanlığı ile okul, kreş ve anaokullarda ısı yalıtımı yapılması üzere enerji tasarrufuna ilişkin proje sözleşmesi imzalanması beklendiğini açıkladı. Projenin 3 milyon leva tutarında olduğu anlaşıldı. Proje kapsamında Belediye içerisindeki tüm eğitim ve çocuk kurumlarında doğramalarının değiştirilmesi öngörülmektedir.
Belediye Başkanı, “Bizim için Kırcaali Kuzey Arpezos Park projesinin bitirilmesi çok önemli bir meseledir.
Muhtemelen Temmuz ayı sonunda proje sona erecek ve o zaman da parkın resmi açılışı yapılacak” diye duyurdu.
Hasan Azis, bu ay sonuna kadar Kırcaali’de atık su arıtma tesisi kurulması projesinin onaylanıp onaylanmadığına dair bir cevap verilmesini bekliyor.
Projenin yaklaşık 65–70 milyon leva maliyeti olacağı belli oldu.
Başkan Azis, “Yaptığımız hesaplara göre önümüzdeki iki yıl içerisinde Kırcaali Belediyesinin gerçekleştireceği projelerin maliyeti yaklaşık 100 milyon levaya ulaşacak. Bu projelerin büyük bir bölümü il merkezinde yaşam standardını iyileştirmeyi amaçlıyor” diye kaydetti.
Kaynak Resmiye Mümün http://www.kircaalihaber.com/?pid=3&id_news=8929
Müzik Şenliği yüzlerce kişiyi bir araya topladı
Momçilgrad’a /Mestanlı bağlı Tatul köyü yakınında Traklar dönemine ait rasathane yanında geleneksel olarak düzenlenen Orfeyus Gecesi Müzik Şenliği bu yıl da yüzlerce vatandaşı ve misafiri bir araya topladı. Açıkta kurulan sahneye Plovdiv /Filibe Presto Nefesli Çalgılar Beşlisi, Burgaz F4 Ateş Şovu, pop müzik sanatçıları Vanya Kostova ve oğlu Boyan Mihaylov çıktılar.
Kaynak Kırcaali Haber
Kırcaali Türk Folklor Ekibi
Tekirdağ Kiraz Festivalinden
En İyi Halkoyunu Sunumu Ödülü İle Döndü
Ömer Lütfi Kültür Derneği Müdürü Müzekki Ahmet, Kırcaali Türk Folklor Ekibinin 48. Tekirdağ Uluslararası Kiraz Festivalinden önemli bir ödülle döndüğünü bildirdi.
Geçen yıldan itibaren Kiraz Festivali çerçevesinde Altın Kiraz Uluslararası Halk Oyunları Yarışması düzenleniyor. Bu yılki yarışmaya 5 ülkeden 7 folklor ekibi katılmıştır.
Kırcaali Türk Folklor Ekibi 12 kişilik jüri önünde sunduğu Bahar halkoyunu ile en iyi halkoyunu sunumu ödülünü almıştır.
Bu sebepten dolayı Sayın Ahmet, “Bu ödül bizim için çok önemli. Bahar halkoyununun koreografisi Kırcaali Türk Folklor Ekibinin Genel Yönetmeni Yüksel Esen’e ait.
13-18 Haziran tarihleri arasında düzenlenen festival çerçevesinde Kırcaali Türk Folklor Ekibi, Tekirdağ’ın çeşitli semtlerinde gösteriler sundu. Gösterilerimiz seyircilerin büyük beğenisini kazandı, ayakta alkışlandık” diye paylaştı.
17 Haziran akşamı Tekirdağ Amfi Tiyatroda düzenlenen yarışma programına Polonya, Kuzey Kıbris Türk Cumhuriyeti /KKTC, Bulgaristan, Türkiye, Makedonya’dan ekipler katılmıştır.
Onların arasında Kırcaali Türk Folklor Ekibi en iyi halkoyunu sunumu ödülüne layık görülmüştür.
Müzekki Ahmet, “Bu ödülü alınca Kırcaali’ye kardeş Belediye olan Tekirdağ Belediye Başkanı Op. Dr. Âdem Dalgıç tarafından tebrik edildik. Sayın Dalgıç, gelecek yılki Kiraz Festivalinde de bizi Tekirdağ’da görmek istediğini dile getirdi” diye kaydetti.
Kırcaali Folklor Ekibi Kiraz Festivaline 35 kişilik bir ekiple katılmıştır. Kırcaali Belediyesini temsilen Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Elisaveta Kehayova’nın da ekipte yer aldığı belirtildi.
Müzekki Ahmet, “Tekirdağ Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Sadi Esenkal bizim ekibi Millî Eğitim Bakanlığının İl Müdürlüğüne bağlı Arzum otelinde çok iyi ağırladı.
Bundan dolayı Kırcaali Haber gazetesi aracılığıyla kendisine özel teşekkürlerimi sunmak istiyorum” diye ifade etti.
Kaynak Resmiye Mümün http://www.kircaalihaber.com/?pid=3&id_news=8926

19 Haziran 2012 Salı

Yunanistan Seçimlerininden Sonra Ülkenin Durumu

Yunanistan'da
Oluşturulacak olan koalisyon
bir kaç saate kadar duyurulabilir
Haftasonu yapılan seçimler sonrasın haftanın ikinci iş gününde koalisyonu kurmaya yaklaştığı açıklayan Yunanistan kurtarma paketi üzeriden yeniden müzakere yapılacağını söyledi.
Yunanistan’da haftasonu yapılan ikinci seçimler sonrasında aşırı sol parti Syriza’nın lideri Tsipras’ın kemer sıkma programının müzakere edilmesi gerektiği yönünde yapılan açıklamaların yeni kurtaracak olan koalisyon hükümeti tarafından da benimsendiği görülüyor.
Yeni Demokrasi, PASOK ve Demokratik Sol Parti’nin oluşturacağı koalisyonun bir kaç saate kadar duyurulabileceği açıklamaları geliyor.
PASOK lideri Venizelos’un yaptığı açıklamalarda Yunanistan mümkün olan en kısa sürede bir hükümete sahip olacağı belirtilirken kurulacak ulusal bir ekip bazı kemer sıkma tedbirlerini yeniden müzakere edeceği kaydedildi.
Venizelos, kurulacak ulusal ekipte hükümet dışından isimlerde yer alacağını belirtti.
“Yurtdışına istikrar mesajı vermemiz gerekli” diyen PASOK lideri demokratik sol lideri Demokratik Sol Parti lideri Kouvelis de bugün içinde, hatta birkaç saat içinde hükümet kurulabileceğini, sürecin hızlandığını ifade etti. Kouvelis, koalisyon anlaşması için Yeni Demokrasi lideri Samaras’ın hükümet politikaları konularında sorulara vereceği yanıtların beklendiğini vurguladı.
Venizelos, “Yunanistan’ın koalisyon hükümetinin oluşumunu hızlandırmasına ihtiyaç var” dedi.
Koalisyonun bir diğer ortağı olması beklenen Demokratik sol parti liderinden ise daha farklı açıklamalar geldi. Lider, partiler arasında hala çözümlenememiş noktalar olduğunu kaydederken hükümetin bugün kurulamayacağını vurgu yaptı.
Kaynak The Lira http://www.batitrakyahaber.net/

 Drahmiye dönüş sorunları çözer
Seçimlerde tasarruf politikalarına bağlı Yeni Demokrasi partisinin birinci çıkması mali piyasaları rahatlattı.
Seçimlerde tasarruf politikalarına bağlı Yeni Demokrasi partisinin birinci çıkması Mali piyasaları rahatlattı. Ancak ekonomi uzmanları zamanın daraldığını belirterek Yunanistan’ın atması gereken adımlara dikkat çekiyor.
Yunanistan’da altı hafta içinde yapılan ikinci seçimler öncesinde karanlık senaryolar çiziliyordu. Bunlardan birinde; radikal sol ittifakın lideri Alexis Tsipras başbakanlık koltuğuna oturuyor, ardından tasarruf programını feshediyor, Atina için açılan para musluğu kapatılıyor, Yunanistan Euro Para Birliğinden çıkıyor, onu başka ülkeler izliyor ve Euro Bölgesi yerle bir oluyordu.
Ne var ki bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Tasarruf politikasına bağlı muhafazakâr Yeni Demokrasi partisi seçimi kazandı. Seçim sonuçları temkinli bir iyimserliğe izin verse de Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nde kalmasını garanti altına almak için önünde daha uzun bir yol bulunuyor. Almanya Federal Cumhuriyeti Ekonomik Danışma Kurulu Başkanı Wolfgang Franz bu fikirde olduğunu belirterek “Her şey Yunanistan’ın işler durumda bir hükümete sahip olup olmamasına bağlı. Bunun sağlanması kolay olmayacak” dedi.
Seçim sonrası partiler
Yeni Demokrasi, temelde kendisi gibi tasarruf politikasına bağlı sosyalist PASOK ile bir koalisyon kurmak istiyor. PASOK ise radikal sol ittifak Syriza’yı da yanına almak istiyor, zira sürekli kitlesel protestolarla karşı karşıya gelmek istemiyor. Ama öte yandan Syriza’nın hükümete ortak olması ise uluslararası finansörlerle yapılan müzakereleri zorlaştırabilir.
Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu uzmanlarından oluşan heyet tekrar görüşmelere başlamak için hükümetin kurulmasını bekliyor. Uzmanlar ilk iş olarak hastanın durumunun daha da kötüleşip kötüleşmediğini tespit edecek. Zira ülkede yönetim krizi nedeniyle nisan, mayıs, haziran aylarında elde edilen vergi gelirleri bir önceki yılın aynı zaman dilimine göre düştü. Ekonomi, krizin patlak vermesinden bu yana beşte bir oranında küçüldü. O nedenle 2014 yılına kadar bütçe açığını gayrisafi milli hâsılanın yüzde üçünün altına çekme hedefi gerçekçi görünmüyor.
Atılması gereken adımlar ne?
Wolfgang Franz, bütçenin sağlamlaştırılması hedefine ulaşılabilmesi için bir an önce atılması gereken adımlara dikkat çekiyor: “Örneğin, mal ve iş gücü piyasalarının esnekleştirilmesi, vergilendirilebilecek belli başlı bazı meslek ve faaliyet girişimlerinin önündeki engellerin kaldırılması ve böylece üst gelir tabakalarından da para talep edilebilmesi… Tüm bunların maliyeti çok yüksek değil ve hemen hayata geçirilebilir.”
Zaten tarafların pek fazla zamanı da yok. Temmuz ortasına kadar Yunanların devlet hazinesi boşalmış olacak. Bir ay sonra da Yunanistan’ın devlet tahvillerini yeniden finanse etmesi gerekecek. O zamana kadar elle tutulur adımlar atılamazsa Yunanistan iflas edecek.
‘Drahmiye dönüş sorunları çözer’
Siyaset kurumu bu ihtimalin gerçekleşmemesi için çabalarını yoğunlaştırsa da birçok iktisatçı için Yunanistan’ın Euro para birliğinden çıkması sadece bir zaman meselesi. Münih merkezli Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü İFO Başkanı Hans-Werner Sinn, Euro Bölgesi’nden çıkmasının Yunanların tekrar ayakları üzerinde durabilmesi için hayırlı bir gelişme olacağını, zira drahminin büyük ölçüde değer kaybedeceğini ileri sürüyor: “Birçok sonuç ortaya çıkacaktır. Bir kere ülke turist çekmeye başlayacak. Bunun üzerine Yunanlar, Fransa’dan sattıklarından fazla tarım ürünü almaktan vazgeçecek. Bu da iç ekonomiyi canlandıracak. Üçüncüsü kaçan sermaye ülkeye geri dönecek.”
Ancak birçok ekonomi uzmanı Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden çıkması durumunda bunun ekonomik sorunları olan diğer ülkelere de sıçrayacağı ve bunun yaratacağı zararların çok daha büyük olacağı öngörüsünde bulunuyor.
Kaynak http://www.batitrakyahaber.net/

18 Haziran 2012 Pazartesi

Yunanistan Seçimleri

Tebrikler Milletvekilleri,
Teşekkürler Batı Trakya!
Yunanistan’da dün yapılan milletvekilliği erken genel seçimlerinden çıkan sonuçlara göre Yeni Demokrasi Partisi ve PASOK’un birlikte koalisyon hükümeti kurması beklenirken, Batı Trakya’da yaşayan Türk azınlığı, 300 sandalyeli parlamentoya 3 Batı Trakyalı Türk vekil göndermenin mutluluğunu yaşıyor.
Yunanistan, 6 Mayıs’ta yapılan erken genel seçimlerin ardından hükümet kurulamayınca dün yeniden sandığa gitti. Yaklaşık 10 milyon seçmen, 300 sandalyeli Yunan parlamentosunun 300 yeni üyesine belirledi. Seçimi Yeni Demokrasi Partisi birinci, Radikal Sol SİRİZA ikinci ve PASOK üçüncü sırada tamamladı. Ülkede hiçbir parti tek başına iktidar için yeterli çoğunluğa ulaşamadı. Komşuda ülkeyi koalisyon hükümetinin yönetmesi bekleniyor. Yeni Demokrasi Partisi ve PASOK’un birlikte koalisyon hükümeti kurması beklenirken, PASOK’un hükümette yer almasının yanı sıra dışarıdan da Yeni Demokrasi Partisi’ni destekleme ihtimali konuşuluyor.
3 Batı Trakyalı Türk Meclise
Geçen 6 Mayıs tarihinde yapılan seçimlerini de kazanan İskeçe’de Hüseyin Zeybek SİRİZA’dan, Gümülcine’de Ayhan Karayusuf SRİZA’dan, PASOK’tan Ahmet Hacıosman, bir kez daha milletvekili seçildi.
Batı Trakya’da 3 soydaşın milletvekili olarak parlamentoya gitmesi, Türk azınlığını mutlu etti. Soydaş adayları destekleyenler, dün gece geç saatlere kadar seçim galibiyetlerini kutladılar.
Vekiller Mutlu
Milletvekili seçildiği için mutlu olduğunu belirten SİRİZA İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek, “Seçmenime teşekkür ederim. Şahsıma tekrar güvendi ve ilde birinci sırayı aldık. Bu çok sevindirici. Ancak Yunanistan genelinde beklediğimiz birincilik gelmedi, ikinci olduk. Biliyorsunuz seçim sisteminin eksikliği nedeniyle birinci partiye 50 bonus dediğimiz ekstradan 50 milletvekili veriliyor. Bu büyük avantajdı. Bunu Yeni Demokrasi Partisi elde etti. Tabi ki hükümet kurulabilir. Seçimlerden önce partiler ikiye ayrılmıştı. Memorandumu savunanlar ve savunmayanlar diye. Memorandumu savunanlar hükümeti kurabilir. Yeni Demokrasi ve PASOK’un oyları hükümet kurmaya yetiyor. İşimiz çok zor. Biz memorandumla işlerin çözülemeyeceği kanısındaydık. Avrupa’nın da yumuşadığını gösteren sinyaller var. Tabi ki ilk önce hükümet kurulması lazım. Çünkü halkımız yeni bir seçimi kaldıramaz. Mutlaka hükümet kurulması gerektiğine inanıyorum ve kurulacağına da inanıyorum. Toplumumuza, azınlığımıza ve memleketimize hayırlı olsun” dedi. Zeybek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz azınlıklar olarak aynı başarıyı yakaladık. 3 azınlık milletvekili tekrar meclise gidiyor. Bunu azınlık 1996 yılında yakalamıştı. 6 Mayısta tekrar bu başarıyı göstermişti. Şimdi de hedefimiz olan 3 milletvekilini seçtik. Azınlık açısından başarılı bence. Azınlık içinden gelen evlatlarına güvendi. Bizde mecliste azınlığın ve çoğunluğun sesi olarak hem ilimize hemde azınlığımıza var gücümüzle çalışacağız.”
Hedeflerinin tek başına hükümet kurmak olduğunu, ancak bunun gerçekleşmediğini belirten SİRİZA Gümülcine Milletvekili Ayhan Karayusuf ise “Bizim hedefimiz birinci parti olup, tek başımıza hükümet kurmaktı. Maalesef Yunan halkı göndermiş olduğumuz mesajı alamadı ve Yeni Demokrasi Partisi birinci olarak bitirdi bu yarışı. Biz SİRİZA olarak, Yeni Demokrasinin hükümet kurma çalışmalarının sonuçsuz kaldığı takdirde ve hükümet kurma yetkisi bize verildiğinde buradaki diğer sol güçlerle sistemi değiştirecek bir hükümet kurmayı planlıyoruz. O da mümkün olmazsa Ana Muhalefet olarak burada halk hareketini başlatmak istiyoruz. Halkın uyanmasıyla bir şeyler çözülecek. Avrupa’nın bize yaptırımları ve dayatmalarıyla bu ülkenin krizden kurulacağına inanmıyoruz.”dedi.
Batı Trakya için sonuçların sevindirici olduğunu belirten Karayusuf, “Burada hak ettiğimiz temsil gücünü kazandığımıza inanıyorum. Gümülcine’de 2, İskeçe’de bir soydaşımız meclise gidiyor. Bu hakikaten sevindirici ve nüfus oranına göre orantılı bir sonuç oldu. Temsil hakkı kazandık. Azınlık ve çoğunluk milletvekillerinin işbirliği içerisinde Türk-Yunan dostluğunun daha da derine gitmesi yolunda adımlar atılacağına inanıyorum” diye konuştu.
PASOK partisinden 4′üncü kez Gümülcine Milletvekili seçilen Ahmet Hacıosman ise şunları söyledi:
“17 Haziran seçimlerini büyük coşkuyla yaşıyoruz. Milletvekili tekrar seçilmek bu toplumun sorunlarını Atina’da dile getirmek, orada çözüm çareleri aramak ebetteki bizlere büyük bir mutluluk yaratmıştır. 4′üncü kez milletvekili seçilmem tecrübem ve birikimim önümüzdeki dönem bölge insanlarım için faydalı olacak. Görünen o ki Yeni Demokratis ile PASOK arasında koalisyon kurulacak sinyalini aldık. İnşallah hükümet kurulur ve ülkemiz ayağa kalkar.”
Kaynak http://www.batitrakyahaber.net/
Halkın Güvensizliği Sürüyor

Yunanistan’da 42 gün içerisinde ikinci defa yapılan seçim sonuçları da Yunan halkının kafasındaki sorunlara çare olmadı.
Yunanistan’da 42 gün içerisinde ikinci defa yapılan seçim sonuçları da Yunan halkının kafasındaki sorunlara çare olmadı. Her şeye rağmen ülkenin ayağa kalkması gerektiğine inan halk, kurulacak hükümetin uzun ömürlü olamayabileceği görüşünü dile getirdi. Cihan Haber Ajansı’na konuşan Yunanlılar, Almanya Başbakanı Angela Merkel’e olan öfkelerini de dile getirdi.
SYRİZA, AB İle Yeniden Müzakere Yolunu Açtı
37 yıllık memur olan Vidakis Yorgos, SYRİZA’nın büyük oy patlaması yaşadığını söyledi. Yorgos, SYRİZA’nın AB ve IMF programını yeniden müzakere edeceğini ve daha fazla kemer sıkma önlemine hayır diyeceğini açıkladıktan sonra Yeni Demokrasi ve PASOK’un da bu yönde politika belirlediklerine dikkat çekti. Vidakis, şöyle konuştu: “YDP, hükümet kuracak. Umarım halkın yararına olacak sert ekonomi politikaları konusunda yeniden AB ile müzakereye girişirler. Öyle de olmalı. Ancak bu hükümet 4 yıl iktidarda kalamaz. Zira memoranduma imza koyan hükümet bu acı reçeteyi uygulayacak. Bunu hayata geçirmek istediğinde ise halkın tepkisi sonrası yeniden seçimlere gidilmesine neden olacak.” Vidakis, “Hükümet kurulacak. Seçim süreçleri, halkın öfkesinin azaltılması üzerine kuruldu. Maalesef işler daha kötüye gidecek. Halk için işler berbat olacak.” şeklinde görüş bildirdi.
Öte yandan genç Bayan Olga ise “Seçimden kim çıkarsa çıksın aynı berbat durum olacak. Umutsuzluk, öfke ve kriz.” ifadelerini kullandı.
Hükümet AB İle Acı Reçeteyi Yeniden Müzakere Etmeli
Özel sektörde çalışan gençlerden Pavlakis Yannis ise hükümetin bu kez kurulacağına inanıyor. Pavlakis, şunları söyledi: “Daha fazla bu kötü durum devam edemez. Onun için istikrarın yeniden hâkim olması adına hükümet 4 yılı tamamlamalı. Yunanistan bütçe açığını bitirmeli ve bütçede fazla verecek önlemleri hayata geçirmeli.”
SYRİZA’nın oylarını iki seçimde de arttırmasına ilişkin ise Yannis, “PASOK’a bütün bu yıllar boyunca oy veren memurlar, SYRİZA’nın oylarını arttırmasında ana belirleyici unsuru oldu. Maaşlarının daha fazla kesilmesinden korktukları için memorandum karşıtı bu partiye yöneldiler. Kamu ile irtibatı olan insanlar bunlar.” ifadelerini kullandı.
“Tanrı Bizi Merkel’in Elinden Kurtarsın”
Öğretmen Eleni Luka ise YDP lideri Antonis Samaras’ın çıkmasından ötürü halkın üzgün olduğunu iddia etti. Samaras, PASOK lideri Evangelos Venizelos ve Yorgo Papandreu’nun satılık olduğunu ileri süren Bayan Luka, “Liderler ve halk uyuyor. Uyanmalılar. Almanya Başbakanı Angela Merkel kadın bir Hitler’dir. Hep birlikte ülkeyi mahvettiler.” dedi. Merkel’e de seslenmeyi ihmal etmeyen Luka, şöyle devam etti: “Beni duyuyor musun? Sana hayır diyoruz. Tanrı ülkemize el atsın da bizi senden kurtarsın.”
Son olarak özel sektörde çalışan bir diğer genç Hristoforos Dimitris de “Bu sonuç ülkemize işbirliği içerisinde olmamız gerektiğini hatırlatıyor. Güçlerimizi birleştirerek Avrupa ile kemer sıkma önlemlerini yeniden müzakere edebiliriz. Halk zor durumda. Bu defa daha iyi bir sürece girme fırsatını kaçırmamalıyız.” dedi.
“Bu sonuçtan sonra Avrupa inadından vazgeçerek hükümetle daha iyi çalışacaktır.” diyen Hristoforos, “Ekonomi konusunda daha esnek olacaklarına şüphe yok. Böylece ülkemiz ayakları üzerine doğrulabilecektir.” değerlendirmesinde bulundu. Genç seçmen, Yunanistan’ın en önemli ilk 3 sorununu ise “işsizlik, suç oranlarının artması ve turizmin kötü gidişi” şeklinde sıraladı
Kaynak http://www.batitrakyahaber.net/
Samaras, Geniş Tabanlı Hükümet İstiyor
Yunanistan’da dün yapılan seçimlerin galibi Yeni Demokrasi lideri Antonis Samaras, radikal sol SYRİZA’nın da yer aldığı geniş tabanlı bir hükümet için çalışacağını söyledi.
Yunanistan’da dün yapılan seçimlerin galibi Yeni Demokrasi lideri Antonis Samaras, radikal sol SYRİZA’nın da yer aldığı geniş tabanlı bir hükümet için çalışacağını söyledi.
SYRİZA lideri Aleksis Çipras’la görüşmesinin ardından konuşan Samaras, mümkün olduğu kadar çok partiyi hükümete dâhil etmek istediğini dile getirdi. Antonis Samaras, borç krizindeki ülkenin acilen hükümete ihtiyacı olduğunu vurguladı. Çipras ise Samaras hükümetinde yer almaya sıcak bakmadıklarını belirtti.
Kaynak http://www.batitrakyahaber.net/
Hükümeti Kurma Krizi Başladı
Mayıs ayındaki seçimler sonrası hükümet kurulamaması nedeniyle tekrar sandık başına giden Yunan halkı, bir kez daha AB’nin kurtarma planını savunan Yeni Demokrasi’yi birinci yaptı. Samaras, PASOK’la hükümet kurmayı deneyecek.
Avrupa’nın da dört gözle beklediği Yunan genel seçimlerinde dün de istikrarı sağlayabilecek bir tek parti iktidarı çıkmadı. Ülke siyasetinin demirbaşlarından merkez sağ partisi Yeni Demokrasi (YD) yüzde 29,5 oy oranıyla, Brüksel kaynaklı bütçe kesintilerini şiddetle reddeden radikal sol koalisyon SİRİZA’yı az farkla geçerek sandıktan birinci çıktı. Yüzde 27,1 oy alan SİRİZA’nın ardından sosyalist PASOK partisi yüzde 12’yle üçüncü oldu. Birinci partiye fazladan verilen 50 sandalyenin de eklenmesiyle 128 vekile ulaşan YD’nin, 33 vekile sahip PASOK’la hükümeti oluşturması kâğıt üzerinde mümkün gözükse de koalisyon kurulup kurulmayacağı yine belirsiz kaldı. Seçim sonrası ilk açıklamasında YD lideri Andonis Samaras uluslararası kamuoyu ve para piyasalarını yatıştırma amacıyla “Yeni bir macera olmayacak, Yunanistan olarak şimdiye kadar imzaladığımız anlaşmalara saygılıyız, üstlendiğimiz yükümlülükleri uygulayacağız” ifadesini kullandı.
PASOK’un Hükümette SİRİZA Israrı
Samaras’ın açıklamaları, uluslararası ekonomik dengeleri dahi sarsabileceği tahmin edilen Yunan seçimlerinin sonuçlarından sonra Atina’nın Euro’ya sadık kalması ve IMF-AB kurtarma planında öngörülen acı reçeteyi uygulayacağını beyan ederek durumu sakinleştirme amaçlı ifadeler olarak yorumlandı.
Samaras, YD olarak ülkede bir “milli kurtuluş hükümeti” kurulmasını hedeflediklerini de açıkladı. Ancak, seçim sonuçlarından hemen sonra Atina’da yine bilinen “Bizans Entrikaları” başladı. Siyasi gözlemciler YD’nin, AB’ye sadık güçlerden PASOK ile 300 sandalyelik Yunan parlamentosunda 161 sandalyelik, PASOK ve Demokratik Sol Parti ile 168 sandalyelik bir çoğunluk sağlayan koalisyon kurulabileceğine dikkati çekiyorlar. Ancak, dün gece aniden PASOK, kurulacak hükümete 2. parti SİRİZA’nın da katılmasını da şart koşunca Atina’da bugünden itibaren başlayacak koalisyon kurma çabalarının yine siyasi oyunlara sahne olacağını gösterdi. PASOK lideri Evangelos Venizelos ‘ilk dört partinin katılımıyla bir ulusal birlik hükümetinin kurulması’ için çağrıda bulunsa da SİRİZA lideri Aleksis Çipras “Artık anamuhalefet partisiyiz” açıklaması yaptı.
Çipras: Anamuhalefet olacağız
Yunanistan ekonomik kriz çıkmazına düşmeden önce 2009 yılında yapılan seçimlerde SİRİZA oyların sadece yüzde 4,6’sını almıştı. Fakat AB ve kemer sıkma politikaları ile zor günler yaşamaya başlayan Yunanlar, SİRİZA lideri Aleksis Çipras’ın Avrupa’ya meydan okuyan tavırlarını sevdi. Seçim programında, ‘IMF-AB ikilisinin Yunanistan’da kredi yardımı karşılığı dayattığı kemer sıkma politikasının iptalini’, ‘ülkenin dış borcunun en önemli kısmının tamamen iptalini’ ve ‘mayıs ve haziran ayları için öngörülen borçların ödenmemesini’ öngören SİRİZA’nın hükümet kurması ihtimali Avrupa’yı tedirgin ediyor. Dünkü seçimlerde yüzde 27,1 oy alan Çipras, Sosyalist PASOK’un hükümete bütün sol partilerin katılması çağrısını elinin tersiyle iterek “Samaras’ı telefonla aradım ve tebrik ettim. Hükümeti kurabilecek durumda. Biz muhalefet olacağız. Biz, kurtarma planına karşı olan insanların çoğunluğunu temsil ediyoruz” açıklamasını yaptı.
Sandıktan partisi Yeni Demokrasi birinci çıksa da; hükümet kurmak için sol partilerin hükümete katılmasını isteyen sosyalist PASOK’la müzakere etmek zorunda kalan Antonis Samaras basın açıklamasında “Bugün Yunan halkı Euro’da kalma isteğini ortaya koydu. Ülkeyi Euro’da tutmak isteyen bütün siyasi güçlere birlik hükümetine katılmaları için çağrıda bulunuyoruz. Ülkenin kaybedecek bir dakika bile zamanı yok” dedi.
Şimdi ne olacak?
SİRİZA’nın anamuhalefet olmak istediğini beyan etmesiyle komşuda 2 siyasi senaryo öne çıkıyor:
İyimser senaryo: YD liderliğinde PASOK ve Demokratik Sol katılımı ile orta vadeli (6 ay–1 yıl) bir koalisyon hükümeti kurulacak. Böylece Euro dışına çıkması olasılığı devre dışı bırakılacak. IMF ve AB’nin kurtarma planı çerçevesinde ülkeye gerekli kredi vadeleri tahsil edilecek ve acı reçetenin hafifletilmesi için müzakerelere başlanacak. kaos senaryosu: YD liderliğinde bir koalisyon kurulması mümkün olmazsa yeniden seçim gündeme gelecek. Bu durumda Yunanistan’ın apar topar iflas etme ve Euro bölgesi dışına atılması riski kuvvet kazanacak.
İzlenim
Bir ay sonra yeniden görüşmek üzere’
Yunanistan güneşli bir Atina sabahında, 40 gün sonra yeniden ülkenin içine düştüğü darboğazdan aranan çıkış yolunu seçmek için sandık başına gitti. Ekonomik krizin ardından 6 Mayıs’taki seçimler sonrasında hükümet kurulamaması ile içine düşülen kaostan çıkılabilmesi için adeta mucize bekleyen Yunanlar, seçimlerden bir gün önce milli takımın Euro 2012’deki zaferi ile biraz olsun mutlu oldu. Yunanistan’ın, Rusya’nın ezici üstünlüğüne rağmen yarattığı tek fırsatla maçı 1-0 galip bitirmesi ve çeyrek finale yükselmesi ülkede coşkuyla kutlanırken TV ve radyolara yağan mesajlarda “Mucize yarattık, aynı şekilde sorunlarımızı da aşacağız” şeklinde ifadeler kullanıldı. Yunan medyası da seçimler, kriz ve futbolu bağdaştırarak “İşte borcumuzu böyle öderiz” manşetleri attı.
Parasızlıktan oy kullanamadılar
Fakat seçim sabahı, geceki coşkudan adeta eser kalmamıştı. Seçimlere katılım 6 Mayıs’ta olduğu gibi düşüktü. Sandıkların kapanmasına yakın katılımın bu defa yüzde 65’in de altına indiği tahmin ediliyordu. Özellikle Atina’da seçim merkezleri son derece tenhayken kısa mesafede sahil kenarındaki yerleşim noktalarındaki seçim merkezleri ise doldu taştı. Atinalıların birçoğu ise seçim bölgelerine gitmeye gerek duymadı. Arka arkaya seçimlerin yarattığı yorgunluğa ek olarak, ekonomik darboğaz çoğu Atinalının “memleketine” oy vermeye gitmeyi iptal etmesine neden oldu. Özellikle seçim bölgesi adalar olanlar, vapur bilet fiyatlarının yüzlerce Euro’ya mal olması nedeniyle, yol parası vermek yerine oy kullanmamayı tercih etti.
Mayoyla sandığa gittiler
Sandık başına gidenler ise umutsuzdu. Sandık çıkışı görüştüğümüz Yunanlar kötümser ifadeler kullandı ve “Yenilik beklemiyoruz”, “Sandıktan yine bunalım çıkacak”, “Tarihimiz benzer örneklerle dolu, gidişatımız kötü”, “Bir ay sonra yeniden buluşmak üzere”, “Perde arkasında 5–6 dakika oturup düşündüm, dışarı çıktığımda midem bulanıyordu” dediler. Sandık çıkışı her şeye rağmen neşesini kaybetmeyen ve güzel havanın tadını çıkartanlar ise son derece espriliydi. Bir Yunanlı oyunu kullandıktan sonra, “Mayo ve parmak arası terlikle, elimde güneş yağıyla oy vermeye gelirken çekiniyordum ancak bir de baktım ki başkaları da aynen benim gibi” diye konuştu.
Kaynak http://www.batitrakyahaber.net/
Yunanistan seçimleri dünya basınında

Yunanistan’daki seçimler uluslararası yayın kuruluşlarının da gündemindeydi.
Amerikan yayın kuruluşu CNN, haberi “Yeni demokrasi, zaferi tüm Avrupa için selamladı” başlığını kullandı.
Haberde şu ifadelere yer verildi:
“Yunanistan’da merkez sağın Yeni Demokrasi Partisi pazar günkü parlamento seçimlerinde zaferi tüm Avrupa için kazandı. Seçim ülkenin para biriminin hayatta kalması üzerine yapılan bir referandum olarak görülüyor. Parti lideri Samaras önceki seçimlerden 6 hafta sonra yine kendini koalisyon görüşmelerinin içinde buldu.”
Amerikan New York Times gazetesinde, “Yunanistan seçimlerinde kurtarma paketi yanlıları galibiyet kazandı” başlığı kullanıldı.
Haberde, “Yunan seçmen parlamento seçimlerinde ülkenin çöken ekonomisi için kurtarma paketini destekleyen partiye sönük bir zafer yaşattı. Seçimler, Yunanistan’ın Euro bölgesinde kalması için son şans olarak görülüyordu” denildi.
İngiliz yayın kuruluşu BBC‘nin başlığı ise “Kurtarma paketi yanlısı parti, koalisyon girişiminde bulunacak” oldu.
Haberde şu ifadeler yer aldı:
“PASOK lideri Evangelos Venizelos; Yeni Demokrasi, PASOK, Demokratik Sol ve Syriza Partisi’nin de içinde bulunduğu 4 partiyle koalisyon oluşturulmasını önerdi. Ancak 6 hafta önce yapılan sonuçsuz görüşmelerin ardından, koalisyon görüşmeleri kolay olmayabilir.”
İngiliz Financial Times Gazetesi’nde ise “Yeni Demokrasi Yunan seçimlerinde kazanmayı başardı” başlığı yer aldı.
Haberde, “Yunanistan’ın merkez sağındaki Yeni Demokrasi Partisi, Syriza karşısında zafer kazandı. Seçimler Avrupalı liderlerin Euro bölgesini bir arada tutmak için sarf ettiği çabalar açısından oldukça önemli. Asya piyasaları seçimlerin sonucunu olumlu karşıladı” ifadeleri kullanıldı.
Kaynak http://www.batitrakyahaber.net/